Belirtileri.com
Reflünün Belirtileri

Reflünün Belirtileri

Hastalıklar insanlık tarihinin en eski zamanlarından beri var olduğu bilinen, bakteri ve virüslerin neden olduğu işlev bozukluklarıdır. Hastalık durumunda kişinin organizmasında çeşitli değişiklikler oluşur ve bu değişiklikler sağlığı olumsuz yönde etkiler. Hastalık kelimesi biyoloji terimi olarak ele alındığı zaman bir bünyenin ya da organizmanın işleyiş düzenine ve yerine getirmesi gereken görevlerine zarar veren bir durum olarak görülebilir. Günümüzde ise hastalık kelimesi tıbbi anlamından uzaklaşarak kişilerin sıkıntı çektikleri durumları anlatmak için de kullanılmaya başlanmıştır. Fakat hastalık kelimesinin asıl anlamı ilk cümlelerde ifade edilenlerdir. Hastalıkların tedavisi ile uğraşan bilim dalına ise tıp adı verilmektedir. Tıp alternatif tıp ve modern tıp olarak ikiye ayrılmaktadır. Alternatif tıp eski zamanlardan beri süregelen tedavi yöntemlerine verilen addır. Alternatif tıp için verilebilecek en yaygın örnek bitkilerden yararlanarak şifa bulmaktır. Modern tıp ise günümüzdeki hastanelerde ve sağlık kuruluşlarında uygulanan tedavi şekillerinin genel ismidir. Modern tıp ve alternatif tıp birçok konuda çatıştığı gibi birçok konuda da uzlaşmaktadır. Tıbbi hastalıkların bazıları alternatif tıp yöntemleri ile çözüme kavuşturulsa dahi modern tıptan yararlanmak gereklidir. Hiçbir müdahale olmadan sadece bitkilerden tedavi beklemek ve doktorlara başvurmamak yanlış bir davranıştır. Çünkü bazı hastalıklar sadece modern tıp tedavisi ile çözüme kavuşturulabilmektedir. Bu yazımızda birçok insanın muzdarip olduğu bir hastalık olan reflüden bahsedeceğiz.

Reflü nedir? Belirtileri Nelerdir?
Reflü bir mide hastalığıdır. Tıp literatüründeki adı ise Gastro Özofageal Reflü Hastalığı’dır. Reflü hastalığının oluşma şekli ise safra kesesi ve pankreas içerisinde bulunan asitli gıdaların yemek borusu ile uzun süreli teması sonucunda yemek borusunun yıpranmasıdır. Reflü birçok kişide görülen ve kişilerin yaşam standartlarını olumsuz yönde etkileyen bir rahatsızlıktır. Reflü hastalığı yaşayan kişilerde yemekten yarım saat sonra yanma hissi yaşanır. Bu yanma midede, boğazda ve sırt bölgesinde görülebilir. Özellikle çok fazla öne eğilme durumunda yanmanın derecesi de artar. Yemek borusunun aşağı kısmında bulunan kapakçığın gevşemesi reflü hastalığı yaşayan kişilerde görülmektedir. Bu durumun sürekliliği mide fıtığını da beraberinde getirir. Günümüzde reflü hastalığının çeşitli yöntemlerle tedavisi bulunmaktadır.

Reflünün Belirtileri Nelerdir?
– Geçmeyen öksürük nöbetleri
– Sürekli boğazda gıcık olması
– Mide ağrıları
– Karın bölgesinde şişkinlik
– Sürekli geğirti hissi
– Ses kısılması
– Ağız kokusu
– Yutmada zorluk çekme
– Ses tellerinde Nodül oluşumu
– Ağza safra gelmesi
– Sık görülen boğaz enfeksiyonları
– Sürekli boğaz temizleme gereksinimi duymak
– Astım nöbetleri
– Sık sık yaşanan zatürre
– Uyku esnasında nefes alamama ve soluk durması

Mide Reflüsü ve Sırt Ağrısı
Mide reflüsü midedeki asit ve bazların yemek borusunu tahriş etmesine ve aynı anda mideyi de etkilemesine verilen isimdir. Mide reflüsü konusunda en fazla şikayetçi olunan konu ise sırt ağrısıdır. Mide reflüsü mide ağrısına ve boğaz ağrısına sebep olduğu gibi sırt ağrısına da sebep olmaktadır. Bu nedenle alınabilecek çeşitli önlemler bulunmaktadır. Bu önlemlerden ilki asitli içecekler tüketmemektir. Asitli içecekler reflüyü tetikleyerek ağrıları artırmaktadır. Düzenli olarak günde en az 2 litre su içilmelidir. Mide reflüsü nedeni ile sırt ağrısı yaşandığı dönemlerde sırtınıza yastık koyarak ve masaj yaparak da bu ağrının geçmesini sağlayabilirsiniz. Sıcak su torbaları da sırt ağrısı için iyi bir çözüm yolu olarak bilinmekte ve birçok kişi tarafından kullanılmaktadır. Bunun haricinde çeşitli kas gevşeticiler ve ağrı kesici haplardan faydalanmanız da mümkündür. Kullanacağınız ilaçları mutlaka doktorunuza danışarak tüketiniz.


Reflü ve Mide Bulantısı
Midenin bulanması çokça hastalığın belirtisi olabilir. Bu yüzden mide bulantısı direk olarak mide ila alakalı reflü, gastrit tarzı problemlerin bir işareti olabileceği gibi, nörolojik rahatsızlıklar, kulak, burun, boğaz rahatsızlıkları, ürolojik enfeksiyonlar, safra kesesi ve karaciğer rahatsızlıkları tarzında fazlaca hastalıklar lada ilintili olabileceği bilinir. Reflünün karşımıza çıkaracağı mide bulantısı ise 2,3 mekanizmaya bağlı olarak oluşmaktadır.

Reflü mide kapak sisteminin strüktürel (yapısal) bir problem yapıyor ise, mide muhtevasının – özel olarak da yemeklerden sonrası veya öne doğru eğilme hareketi, ıkınma tarzı mide içi basınları arttırıcı askiyonlar sınrasında mide muhtevasının yemek borusuna doğru gelmesi bulantı ve ağızdan çıkma gibi zorlanma olabilir.

Uzunca zamandır reflü olan hasta yemek borusunun hücrelerinin uzun zaman asit ve alkali sıvı ile yüz yüze kalmaları neticesinde meydana gelen çokça duyarlılık, yemek sonrasında tüm kişilerde doğabilecek hastalık ebatında olmayan ufak reflü hamlelerinde bulantı ve yanma problemleri meydana gelebilmektedir.

Özel olarak sabahleyin gece süresince devamlı olan reflünün ağız da bıraktığı acı tadı ve yemek borusu hasarı mide bulantısını tetikleme etkisi yapabilmektedir.

Çocuklarda Reflü
Mide muhtevasına yemek borusuna geri gelmesi olarak isimlendiren reflü hayatın üç ayındaki bebeklerin yarısından daha çoğunda rastlanan bir vaziyettir. Bebek yavaş yavaş büyüdükçe ve mide kapak sistemini meydana getiren organlar geliştikçe reflü belirtileri de yavaşlar ve bite, oniki-onsekiz ay sonucunda ender olarak devam edebilir.

Reflüsü olan bebek ve çocuklar da;
• Beslenme Zorluğu
• Öksürük
• Kusma
• Tükürme
• Uyku bozukluğu ve huzursuzluk
• Dışkıda veya kusmukta kan görülmesi durumu.

Bebekli döneminde kendi kendine biten ve yok olan reflü eğer aşağıdaki problemleri yaparsa önem arz eder ve tedaviye başlanmalıdır.

a) Yemek borusunda hasar ve buna bağlı kan kaybı sonucunda kansızlık durumu
b) Tekrar eden kulak ve sinüs rahatsızlıkları
c) Beslenmede yetmeyen gelişme gerilemesi
d) Huzursuzluk durumu ve ağrı sebebi ile beslenmeyi kabul etmemek.
e) Solunum yolu ile alakalı problemler (boğazda hırıltı, astım, akciğer problemleri)

Tanı: Bebeklik döneminde ve ufak çocuklarda yetişkinler üzerinde kullanılan tanı mekanizmaları kullanılması pek kolay bir iş değildir. Tanı işlemleri çoğu defa ebeveynlerin anlatması ve kontrolleri sonunda saptanılıyor. Ender durumda ilaç ile yutma deneyi, endoskopi veya pH metri kullanılarak saptanabilmektedir.

Bebekler üzerinde reflü problemlerinde alınabilecek tedbirler:
Beslenme: Yemek öğünleri araları sık sık fakat az miktarlarda yenmelidir. Öğünlerin sonunda gaz atması için karın tarafına herhangi bir basınç yapılmamalıdır.

  • Öğün sonrasında yatırılması şekli bebeğin başı gövdesine göre 15-25 derece yukarıya olacak şekilde ve kafası yanda olması gerekir.
  • Yiyeceklerinin koyu kıvamda olması kusması ve reflüyü minumuma indirir. Ticari olarak satışı yapılan anti refli mamaların yanında kıvam arttırıcı yani bebeğin yaşı ile alakalı uyumu olmak kuralı ile kullanılmasında sakınca yoktur.
  • Yalancı meme kullanılması salya salgılarını arttırdığınden mide boşalımında hızlı olacağından yararı olur.
  • İlaçların kullanılması: ilaçların kullanılmasısadece çocuk rahatsızlıkları veya çocuk gastro enterolojisi uzman hekimi tavsiye ettiğinde ve reflünün fazlaca akciğer hastalıkları veya gelişme geriliği tarzında önemli problemler yaptığı göz önüne alınmalıdır.
  • H2 reseptör blokerleri olan Simetidin ve Ranitidin tarzında, Sisapirid gibi mide boşalımını hızlı yaptıran ilaçlar ve aljenik asit muhteva eden ve yemek borusunun duvar kısmını sıvayan ilaç kullanılmaktadır.

Cerrahi Müdahale: Reflü hastalığının sağlık problemlerine veya gelişim geriliğine meydan vermekte olduğu, ilaç kullanımında sonuçsuz kalındığı veya bebeklerin büyümesi sonunda reflünün yok olması, hesap edilmeyen durumlarda cerrahi müdahale ile sağaltım yapılabilmekte. Etkinlik olarak çok iyi gelen bir yöntemdir.

Reflü tedavi ve tanılama merkezi

  • Reflü merkezi sayesinde 12000 kişi tanılama ve 2700 kişinin üstünde reflü problemi olan hastaya cerrahi müdehale yapıldı. Reflü merkezi Dr. Levent Eminoğlu tarafından kurulmuştur. Reflüye gerçekten çok geniş bir tedavi olanakları sunan süper ve faydalı bir merkez.
  • Gastroskopik tanı işleminin yanında kapsül ve kablolu pHmetri, konvansiyönel ve yüksek rezolüsyona sahip manometri, empedans Ph metri tanı işlemide uygulanmaktadır.
  • Reflü merkezi, reflü tedavisi Türkiye’ de Laparoskopik cerrahi müdahale , Endoskopik cerrahi ve robotik cerrahi işlem opsiyonlarının bütününü yapan ve hastalarına sunum yapan yegane merkezdir.
  • Dünya baz alındığında ilk defa robot ile, tek delikden reflü operasyonuda bu reflü merkezinde Dr. Levent Eminoğlu tarafından uygulanmıştır.
Robot yardımı ile ilk defa robot SİLS reflüsü Operasyonu
– Dünyada ilk olarak bir delikten robot ile reflü operasyonu 2011 senesi Nisan ayında Kadıköy Şifa Ataşehir Hastenesinde Dr. Levent Eminoğlu vasıtası ile gerçekleştirilir. Operasyonun ilk defa olduğu Da Vinci üretici şirketin İntuitive tarafından da onaylaması yapılmıştır.
– Bu şekilde Da Vinci Sİ HS’ nin teknolojik iyi uygulamalar ile kazanımları ilk defa bir delikten operasyonda uygulandı. Rahatsız olan kişinin göbek deliği içerisinde kalan bir kesiden girilerek, özel aygıtlar ile mide fıtığı tedavi edildi ve mide kapak sistemi yapıldı.
– HD kalitesi ve 3D görüntü , 12 kat büyütme ile cerrahi müdahaledir. Çok ufak kısımlarda kusursuz hareketler yapabilme tarzında robot ile teknolojik kazanımların verdiği güçle bir delikten reflü operasyonunun olabileceğini tüm Dünyaya gösterildi.

Reflü ve Gastrit Durumu
Zaman içerisinde verdiği tepki ve belirtiler farklılaşsada, GÖRH ve gastrit biribirinden tamamı ile değişik 2 rahatsızlıktır. Gastrit ‘in kelime manası olarak mide de oluşacak inflamatuar (iltihabi-yangısal) süreçleri ifade etmektedir.
Bakterisel bir hastalıkta veya tahrişe göre gelişebilir. Aşırı stresin sebep olduğu yüksek asit salınması sebebi ile baharatlı yemekler, alkol, kronik sigara kullanılması bakterisiz gastrite sebep olur. Bakteriye bağlı olan gastrit, midenizde neresinin tutulduğuna göre uzun vadede mide kanseri oluşturması riskini sebebini son senelerde çok fazla önemli olmuştur.
Türkiye ‘de yaklaşık yüzde %60 bakteri pozitifliği olduğu hedeflenmektedir. Bir veya İki hafta antibiyotik kullanımı ile sağıltım yapılmasıdır.
Özel olarak midenin üst kısımlarını tutan bakterisel enfeksiyona göre gastrite asit salgılamasının yavaşlaması ve bakteri-sel enfeksiyonun yaptığı amonyak PPİ ın asit baskılama etkisini fazlalaştırması, GÖRH nin sebeplerinin yavaşlamasına yardım etmektedir.
Bu tip rahatsızlığı olan hastalarda bakteri (Helicobakter Pylori) tedavisi sonrası reflünün verdiği belirtilerde büyük artış sağlamıştır.
Dolaylı yönden fazla makalede gösterildiği üzere bakteri gastridi sağıltımı ile reflü semptomları ile alakalı çoğu defa ters ilişki oluşumu vardır.

Mide Ağrısı ve Reflü Arasındaki İlişki
Mide ağrısı problemi bu günlerde doktora gitme sebebinin ilklerindendir. Reflü, Esas olarak mide ile değil, Diyafram ve yemek borusu ile alakalı bir rahatsızlıktır. Fakat mide ağrısı nedeni ile reflü rahatsızlığı olan kişilerde fazlaca konuşulan bir yakınmadır.

Reflünün mide ağrısı üç kök nedeni vardır;
1. Eğer reflü mekanik kökene sahipse, farklı ebatlarda olan mide fıtığından doğmaktadır. Mide fıtığı diyaframda bir açılım/yırtık olması ile adlandırılabilir. Bu sayede midenin, Özel olarak yemekten sonrasında, fıtık olan kısımlarda sıkışma yapması mide ağrısı olarak algılanacaktır. Mide ağrısı ile beraber çarpıntı, nefes darlığı da oluşabilmektedir.

2. Reflünün yaptığı yemek borusu deformasyonu ve yakması belirtisi hemen yemek borusu ve mide arasındaki yerin olduğundan bu yanma ve mide ağrısı problemi olduğu zannedilebilir.

3. Reflünün yanması rahatsızlığı olan fazlaca defa gastrit veya ülser de olması veya her ikisinin de olması muhtemeldir. Bu şekilde mide ağrısı kök nedenini isimlendirmek için mutlak sürat le Gastroskopi olması gerekir.

PAYLAŞ
İlgili Konular