Belirtileri.com
Otizmin Belirtileri

Otizmin Belirtileri

Eğer çocuğumuz da aşağıdaki belirtiler var ise otizm bakımından değerlendirme yapılması gerekebilir; Otizm vakfı tarafından doğrulanan belirtiler aşağıdaki gibidir.

  • Başka insanlarla göz teması yapmıyorsa,
  • Adı söylediği zaman umursamıyor veya dikkatini çekmiyorsa,
  • Konuşmalarınızı sanki duymuyormuşcasına davranışlar sergiliyorsa,
  • Parmağı ile herhangi arzuladığı bir şeyi işaret etmiyorsa,
  • Oyuncaklar ile oynamakta zorlanıyor veya bilmiyor ise,
  • Kendi yaşıtlarının oynadıkları oyunlarda onun ilgisini çekmiyorsa,
  • Bazı kelimeleri tekrarlayarak ve alakasız yerlerde dile getiriyorsa,
  • Konuşma becerisinde yaşıtlarının gerisinde ise,
  • Sağa sola sallanma ve çırpınma gibi alakasız ve sıradan olmayan hareketleri yapıyorsa,
  • Çok hareketli ve hep kendi kafasına göre, bildiği gibi davranışlar sergiliyor ise,
  • Gözleri sürekli olarak bir şeylerde takılı kalıyor ise,
  • Eşyaları çevirmek, belirli bir sıraya sokmak gibi normal olmayan davranışlar sergiliyorsa,
  • Gündelik hayattaki düzen nizam değişikliklerine çok aşırı tepkili oluyorsa,

Otizmin Önemli Belirtileri Nelerdir?
Otizm kendisini 3 bölümde problemlerle vuku bulur. Bu bölümler ve bu bölümlerin her birisinde görülebilecek belirtiler açıklamalı olarak anlatılmıştır.

Bölüm -1- Çocuğun Sosyal Etkileşme Problemleri
a) Sosyal olarak etkileşim için gereken sözlü olmayan davranışlar da yaşanan eksiklik:
Olağan dışı göz teması özellikleri; Göz temasını hiç kullanmamak, çok kısa sürelerde kurma veya anormal şekilde yapmak. Mesela, aniden gözlerini yanındaki birine dikmek ve gözlerini kaçırmak gibi.


Mimik ve jestlerin kullanımında yaşanan sınırlamalar; Konuşuyorken çok az sayıda mimik ve vücut hareketleri kullanımı.

Başka insanlar ile ne kadar yakın veyahut uzak kalacağının ayarını bilememek. Sosyal toplumun gerektirdiği çizgileri koruyamamak: Diğer insanlara fazla yakın veyahut uzak durma durumu.

Anormal ses tonu kullanımı: Konuşuyorken normal olmayan ses kalitesizliği ve vurgulama yapamama gibi.

b) Kendi yaşına göre arkadaş ilişkileri kuramamak:
Arkadaşlık ilişkileri kurmada zorlanmak: az sayıda kendi akranı arkadaşı olması veya hiç arkadaşının olmaması durumu.

Kendi yaşıtları ile etkileşim kuramama: Akranları ile oyun oynama, konuşma sırasında isteksiz davranışlar da bulunma.

Sadece özel ilgi gösterimine bağlı ilişki kurma: Belli insanlar da, sadece belli ilgilere bağlı (Mesela, favori konular da) etkileşim yapılması.

Toplum içerisin de etkileşim kurarken zorlanmak: Mesela, iş birliğine bağlı olarak oyunların kurallarına itina etmekte zorlanmak.

c) Diğer insanlarla zevki meseleler de, başarı veya ilgi paylaşımın da sınırlılıklar:
Yalnız kalmayı seçmek: Diğer insanların genel olarak aile fertleri veya yakın arkadaşları ile yaptıkları şeyleri mesela; TV izlenmesi, yemek yenmesi, oyun oynanması gibi) tek başına yapmayı seçmek.

Belli mesele veya durumlar da diğerlerinin dikkatlerini çekici çabalar içerisinde olmamak: (Mesela: şaşırtıcı bir durumda diğerlerine işaret etmemek, bir şeyler başardığında diğerleri ile paylaşımda bulunmama gibi.

Sözlü olarak övülmesin de karşısında ki kişiye hiç bir tepki de bulunmama: Diğer bireylerin kendisi hakkında dile getirdiği övgü dolu sözleri veya sözlü olarak onaylamalar yapıldığı durumlarda az bir şekilde tepki de bulunmak veya hiç tepki de bulunmamak. Mesela hoşnut olduğunun belirtisini dışa vurmamak.

d) Sosyal ve duygusal hareketlerde sınırlamalar;
Başka bireylerin alakalarına tepki vermemek: Başka birileri kendisini çağırdığı zaman veya kendisine bir etkileşimde bulunmak istenildiğinde tepkisiz bir şekilde, duymuyormuşcasına veya aldırmıyormuşcasına edasında bulunmak.

Başka kimselerin yaptıklarına cevaben ilgisiz durmak: Toplum da onun bulunduğu ortama bir kimsenin girmesi, ortamdan bir kimsenin çıkması durumu, bir kimsenin konuşma yapması tarzında başka çocukların ilgilerini çeken birtakım aktiviteler karşısında hiç ilgi göstermemek; bu şekilde vuku bulan durumlarda hafif gülümsemek veya hoşnutluk belirten mimikler veya ağlamak gibi hoşnut olmadığını belirten ifadeleri yapmamak.

Başka kimselerin ne düşündüğünü, bulunduğu duygusal durumları anlamlandırma eksik kalmak: Üzgün, ağlayan, kızmış, sevinen ve bunun gibi durumlarda insanlar karşısında tepkisiz kalmak; Mesela, üzgün bir insana telkinde bulunup rahatlamasını sağlamamak.

Bölüm-2- Çocuğun İletişim Kurma Problemleri
e) Dil gelişimi sürecinde gecikmeler;
2 yaşından büyük olan çocukların bir tek söz söylememesi.
3 yaşından büyük olan çocukların 2 sözcüklü cümleler kuramaması (Mesela; anne gel)
Konuşmaya başladıktan sonraki süreçlerde kolay bir dil bilgisi kullanmak veya hep yaptığı yanlışları sürekli olarak tekrar etmek.

f) Karşılıklı olarak iletişimde zorlanma;
Karşılıklı olarak konuşma başlatmada ve devam ettirilmesinde ve bitirilmesinde önemli problemler göstermek: Mesela bir defa konuşmaya başlayınca, konuşmasını uzun bir şekilde devam ettirmek ve dinleyenenin yorumlarını kulak ardı etmek.
Konuşma meselelerinde seçici davranmak: Kendi sevdiği meseleler dışında kalan konuşmalar da zor biri olması ve isteksizlik belirtileri.

g) Anormal veya tekrarlanan dil kullanımı:
Başka kimselerin kendine hitaben söylediklerini tekrarlamak.
Tv izlerken duyduğu cümleleri veya kitaplardaki okunanları, alakasız zamanlarda ve bağlantısız olarak tekrarlamak. Kendisinin bulduğu veya sadece kendine bir mana ifade eden sözcükleri tekrarlamak. Aşırı bir şekilde resmiyet ve didaktik davranış gibi konuşmalar yapmak.

h) Gelişime kapalı oyunlar tercih etmek:
Senaryosu olan oyunlarda sınırlılık: Oyuncaklar ile yapılan evcilik diye tabir edilen düş kurarak yapılan oyunları oynamamak.
Sembolik oyunlarda gerçekleşen sınırlamalar; Bir nesneyi diğer başka bir nesne olarak (Mesela; bardakları mikrofon şeklinde) hayal edip oynamamak.
Oyuncaklar ile anormal bir biçimde oynamak: Mesela; Topa ayağı ile vurmak yerine devamlı olarak el ile vurmak, yapbozları tamamlamak yerine sıraya dizip durmak.
Sosyallik gerektiren oyunlara olan ilgisizlikler. Daha bebek yaşlarındayken cee-eee tarzında sosyal oyunlara olan ilgisizlik ve tepkisizlik.

Bölüm-3- Çocuğun Kısıtlı/Tekrarlanan ilgi ve hareketleri
i) Kısıtlı alanlarda, aşırı ve anormal alakalara sahip olmak:
İlgi takıntısı olmak: Bazı meseleler karşısında aşırı ilgi tutulması ile beraber diğer meseleleri öteleyerek devamlı o ilgi duyduğu sevdiği konuları konuşmak, okumak vs.
Bazı mistik meselelerle fazla alakadar olmak: Mesela; Astrofizik, uçak kazaları veya ruhani varlıklar. İlgi duyduğu meselelerle alakalı ince ayrıntıları sürekli anımsatmak: kendisinin popüler bulduğu meselelerdeki en ufak ayrıntıları dahi ezberden bilmek.

j) Belirli bir düzen ve rutinler karşısında fazla ısrar etmek:
Belli başlı aktiviteleri her daim belirli bir sıra ile yapılmasını beklemek yapmak: Mesela; bir aracın kapılarını her zaman ayrı sıra ile tekrar kapamak gibi.
Gündelik devamlı olarak yapılan işlerde hiç bir fark veya değişikliliği olmamasını talep etmek. Örnek olarak eve geliş gidişlerde her zaman aynı yolu kullanmak ve eve gelir gelmez biran önce TV yi açıp sonrasın da WC ye gitmek gibi.
Gündelik hayattaki farklılıklara fazla tepki verme eğilimi: Ufacık bir değişikliğe karşı çok fazla tasalanmak ve bunun için öfkeye kapılmak. Çevresinde yapılan farklılıkları basit bir şekilde kabullenmesi için bu gibi olacak farklılıkların ona haber verilmesine ihtiyaç duyulması.

k) Tekrarlanan (kendisini uyarıcı özellikli) tavırlar:
İlginç vücut hareketleri; Mesela parmaklarının uçların yürümeye çalışması veya fazla yavaş yürüme, kendi etrafında dönüp durmak, ayakta durduğu yerden sallanmak, değişik bir vucüt duruşlarının olması gibi.
Olağan-dışı el ve kol hareketleri: Mesela; ellerini sallamak, parmaklarını göz hizasında hareket ettirme ve ellerini değişik şekillerde tutma gibi.

l) Objeler ile alakalı olağan-dışı tavırlar ve takıntıları;
Objeleri anormal maksatlar için kullanma durumu: Mesela; Oyuncak bir arabanın tekerlerini döndürme veya oyuncak bir bebeğin göz kapaklarını kapatıp açmak şeklinde hareketler ve bu hareketleri tekrardan tekrardan yapması durumu.
Objelerin duyusal özellikleri ile fazlaca ilgilenme durumu: Mesela; Eline geçirdiği her objeyi koklama durumu veya gözlerinin hizasına getirip tutma ve döndürme çevirme hareketleri ile inceleme yapması.
Hareket halindeki objelere fazlaca alaka göstermek: Mesela; Lastik tekerlek veya pervane gibi hareket edip dönen objelere, akış halindeki su veya yanan sönen ışıklar gibi hızlıca hareket eden görüntülere uzunca sürelerde bakmak.
Obje takıntıları: kimi anormal objeleri (Mesela; bir kalem veya bilye) elinden hiç bırakmamak veya gözlerinin önünden ayırmadan bakmak istenmesi durumu.
Otistik bozulmalar tanısı ile alakalı ölçüler;
Amerikalı psikiyatr birliği, otistik Spektrum bozulmaları içerisinde bulunan otizm tanısı için: Çocuğun yukarıda açıklanan bilgilerden “a” dan “l” ye kadar olan 12 adet maddesel açıklamalardan en az 6 sına sahip olması halinde, bu belirtilerden en az 2 sinin sosyal etkileşim problemleri kategorisinden, en az 1 er tanesinin ise diğer 2 kategoriden (iletişim problemleri ve limitli/tekrarlana alaka ve tavırlar) gelmesini kabul etmemektedir.
Ayriyeten, bu belirtilerden en azından 36 ay öncesinde varlığı aranmalıdır. Otistik Spektrum bozulması şemsiyesi altında bulunan başka alanlar için çok daha farklı ölçüler söz konusu olabilmektedir. Mesela; Asperger sendromu tanısı için , etkileşim, iletişim problemleri alanından herhangi bir belirti gözükmemesi gerekmemektedir.

Otizm hastalığının tanısı ne şekilde ve kim tarafınca saptanır?
Tanı koymaya mukabil kişiler, sadece meselenin uzmanı olan hekimlerdir. Otizm olan çocukların dış görünümleri başka çocuklara göre farklı değildirler. Fakat, tavırları farklıdır. Koyulacak tanı uzman hekimler tarafınca çocuğun gözlenmesi, gelişime dair testlerin yapımı ve ebeveynlere çocuklarının gelişimi ile ilgili soruların sorulması ile konabilmektedir. Otizm tanısı bebek 12 aylıkken konabilir. Erken yaşlarda tanı konabilmesi, hemen otizme karşı eğitimin başlaması ve bu minvalde iyileşme süreci açısından çok büyük önem arz eder.
Türkiye de otizm tanısı koyabilen uzman hekim çocuk ve ruh sağlığı uzman hekimleri ve çocuk nörologlarıdır.

1. Çocuk ruh hastalıkları uzman hekimi: Çocuk ruh sağlığı uzman hekimi, çocuk ruh sağlığını değerlendirebilen tanımlayan ve tedavi eden hekimlerdir. Çocuğu gözlemler, aile ile görüşmeler yapar, tanılama ölçütlerine göre de çocuğu değerlendirir. Tıbbi olarak muayene yapılır ve tanı koyulabilir. Gerekli olduğu durumlarda tıbbi tetkik ilaç tedavisi tavsiye edilir. İlaç, eğitime destek ve istenmeyen hareketlerin kontrol altına alınması maksadı ile verilmektedir. Otizm ilaç ile tedavisi hala mümkün değildir. Farklılıkların izlenmesi, gerekli uyarlamaların yapılması için tertipli aralıklar ile(yılda 1 yada 2 defa) çocuğunuzu çocuk ruh hastalıkları uzman hekimini ziyaret etmelisiniz.

2. Çocuk nöroloğu: çocuk nöroloğu çocuklardaki beyinsel ve sinir sistemi problemlerinin mütehassısıdır. Çocuk nöroloğu da otizm için değerlendirme gerçekleştirebilir. Başkaca çocuğunuzda otizmle alakalı doğabilecek birtakım hastalıkların(sara nöbetleri tarzında) olduğu şekilde veya otizm dışında diğer problemlerin varlığı düşünülürse, çocuk nöroloğu tarafından birtakım tıbbi incelemeler (Mr, BT, EEG ve bunun gibi) ve iyileştirmeler de gerçekleştirilebilmektedir. Yalnız, tüm otizm olan çocuklar sadece 4 de 1 inde bu çeşit problemler vuku bulmaktadır. Buna mukabil, uzman hekim tarafınca kesinlikle ihtiyaç olduğu denilince, bu tür testlere kendinizi ve çocuğunuzu maddi ve manevi olarak heder etmeyin.

Eğer çocuğunuza hala otizm tanısı konmamış ise hangi kuruluş ve uzman hekimlere danışılabilir siniz?
• Çocuk ruh sağlığı ve hastalıklar ana bilim dalı departmanında bulunan üniversite hastanelerine danışabilirsiniz.
• Çocuk ruh sağlığı uzman hekimlerine veya çocuk nöroloğu yaralan Sağlık Bakanlığının devlet hastanelerine danışabilirsiniz.

Eğer çocuk otizm ise, özürlü sağlık kurulu raporu çıkarmanız gerekmektedir.

Özürlü Sağlık Kurulu Raporu Almak için Ne Yapmalı?
Özürlü olan Sağlık Kurulu raporuna sahip olmak için, Özürlü sağlık kurulunun yer aldığı bir hastaneye danışarak. Özürlü sağlık kurumu; iç hastalıkları, genel cerrahi, göz rahatsızlıkları, boğaz,kulak,burun nöroloji veya ruh hastalıkları uzman hekimlerinden meydana gelmektedir. Çabuk konulmuş otizm tetkiki tedavisi için çok büyük önem arz eder fakat çoğu çocuğun otizm olduğu geç anlaşıldığı için ciddi bir şekilde gelişimsel problemler yaşamaktadır.

PAYLAŞ
İlgili Konular