Belirtileri.com
Gizli Şeker Belirtileri

Gizli Şeker Belirtileri

24 Şubat 2017

Gizli Şeker Belirtileri

Gizli şeker, kan şekerinin yüksek olması ama teşhis koyacak düzeyde yüksek olmamasıdır. Gizli şeker şüphesi uyandıracak faktörlerin başında, öğünlerin tüketimi sonrasında yorgunluk vardır. Kan şekerinin normal düzeyden daha fazla olması hastanın yorgun ve bitkin olmasını sağlar. Kan şekeri hastalar üzerinde agresif tavırlara neden olur. Baş dönmesi ve ani terlemeler yaşar. Şeker hastalarında kilo problemi vardır. Kilo verme konusunda da zorluk yaşarlar.  Gizli şeker hastalarında kalıtsal yolla aktarım oldukça fazladır. Gizli şeker normal şeker hastalarına yapılan testler gibi saptanamaz. Bunun için farklı bir kan testi yapılmalıdır. Gizli şeker hastaları bu hastalığı belli bir süre saptayamazlar ise diyabete dönüşebilir. Gizli şeker 2. Tip diyabete dönüşmüş ise kalp rahatsızlıklarından diğer hastalıklara ciddi sağlık problemleri yaşanır.

Gizli Şeker Nedir?

Gizli şeker hastaları, açlık kan şekeri normal seviyedeyken tok olduğu durumlarda normal seviyeden farklı olması ile ortaya çıkar. Gizli şeker hastalığı için kan testi açlık kan şekerine bakılarak tespit edilmesi güçtür. Karbonhidrat tüketimi, yağlı ve şekerli yiyeceklerin tüketimi ardından yapılan testler sonrasında daha doğru sonuçlar alınabilmektedir. Gizli şeker için pre-diyabette denilmektedir. Diyabet öncesi gelişen bir dönemdir. Bu evre diyabet hastalığına dönüşmeden erken tedavi için fırsattır. Gizli şekerin diyabete dönüşmesi oldukça elverişlidir. Pre-diyabet olan kişiler düzenli beslenme, kilo verme, düzenli spor yapma gibi önlemler ile sağlıklarını dengede tutabilirler. Gizli şekeri tespit edilen kişilerin kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riski de fazladır. Gerekli tanı konduktan sonra tetkikler yapılmasında ve dikkat edilmesinde fayda var.

Gizli Şeker Belirtileri

Gizli şekerin net belirtileri yoktur. Şeker hastalığı temelli bir hastalık olduğu için diyabette yaşanan belirtiler yaşanır genellikle. Gizli şeker olan kişilerin vücutlarında en çok etkilenen bölgeler, boyun, koltuk altı, dirsek ve dizlerdir. Sıklıkla tuvalete çıkma ihtiyacı duyulur. Vücut fazla miktarda glikoz tutması sonrasında vücutta aynı oranda idrar üretir. Diyabette de en belirgin özellik olan idrara çıkma sıklığı gizli şekerde de görülür. Böbrekler, glikozu seyreltmeye çalışır. Böbrekler bu evrede kanı kullanır. İdrar torbası da bu esnada dolmaya başlar ve idrar torbası dolar. Susuzluk hissinde artış yaşanır. Tip 2 diyabet ve gizli şeker sorunu yaşayan hastalar sık tuvalete çıkmayla birlikte su kaybı yaşar. Su takviyesi vücuda yeteri kadar olmazsa susuzluk hissi oluşur. Yorgunluk ve bitkinlik hissi de bu hastalarda baş gösteren belirtilerdendir. İnsülin yeteri salgıyı yapmıyor ise bu durumda hücreler üzerine glikoz giremez. Vücut yeterli enerjiyi alamadığı zaman ise yorgunluk hissi oluşur. Göz dokuları bulanık görmemizi sağlayabilir. Gözlerin görme duyusu olumsuz etkilenir gizli şekerde de.


Gizli Şeker Nasıl Anlaşılır?

Gizli şekerin 10 ila 15 sene arasında sessiz ilerleyen bir oluşum dönemi vardır. Gizli şekeri anlamak amacıyla kan şekerini ölçtürmek önemlidir. Açlık kan şekerlerinin değeri 100 – 125 mg/dl, tokluk şekerinin 140 – 199 mg/dl arasında olması durumunda gizli şeker riskiniz var demektir. Şeker hastalarının insülin direnci düşük olduğu için bu durumun kontrol altına alınması önemlidir. İlerleyen dönemlerde bu durum diyabete dönüşecektir.

Diyabet Tanısı ve Açlık Kan Şekeri

Gizli Şeker Hastalığı Testi Nasıl Yapılır?

Gizli şekerin tespiti için bazı testler yapılmaktadır.

A1C testi: 2 ile 3 ay içindeki kan şekeri değeri ölçülür. Elde edilmiş olan sonuçlarda 5.7’lik değerden daha az ise normal seyirdedir. 6.4’e kadar ulaşmış ise gizli şeker gözlemlenir. Eğer 6.4’den daha fazla bir oran çıkmış ise diyabet hastalığına işarettir.

Açlık kan şekeri testi: İsminden de fark edildiği gibi aç olunduğu zaman yapılan bir testtir. 100 ila 125 mh/dl değerinden daha az ise çıkan sonuç gizli şeker hastalığına işaret eder. Bu değer üzerinde sonuçlar ise diyabet hastalığına işarettir.

Oral glikoz tolerans testi: 2 saat süren bu test yemek öncesinde ve yemek sonrasında içilen bir içecek ile gerçekleştirilir. Oral glikoz tolerans testi ile şekerin vücutta da eğilimi gözlemlenir. 140 mg/di – 199 mg/dl arası gizli şeker oluşumu söz konusudur.

Şeker Hastalığı Hakkında Bilinmesi Gereken Gerçekler!

Gizli Şeker Nasıl Beslenmeli

Gizli şeker hastaları ya da diyabet hastaları kilo ile barışık değildirler. Bu hastalıklar zaten kiloyu sevmezler ve tedaviyi engelleyen bir faktördür. Bu hastalar beslenme konusunda şekeri aniden yükseltmeyen türden olmalıdır. İnsülin direnci kırılmalı ve şeker değeri normal düzeyde tutulmaya çalışılmalıdır. İşlenmiş olan gıdaların tüketimi şeker hastaları için oldukça risklidir. Karbonhidrat tüketimi insülin direncini zorlar. Özellikle sanayilerde işlenen gıdaların içeriği karbonhidratlı dır. Bu da sağlık sorunu oluşturur. Beyaz un, beyaz pirinç gibi yiyeceklerde karbonhidrat yönünden baskındır ve dikkatli tüketilmesi gerek. Gizli şeker için önerilen yiyecekler ise, yağsız olmalıdır. Et, balık, tavuk, yumurta, bakliyat, şeker içermeyen yoğurt ve peynir, süt ürünü ve kuru yemiş gibi yiyecekler bu hastaların sağlığı açısından önerilmektedir.

Gizli Şeker Diyeti

Gizli şekerden korunmak amacıyla metabolizma diyeti uygulanır. Rafine edilmiş olan karbonhidratlı yiyecekler yani tahıllar, beyaz unlar ve bunlardan yapılmış besinler Glisemik indekse sahip. Beyaz ekmekte glisemik endeks oldukça yüksek iken çavdar, tam buğdaylı ekmeklerde bu indeks daha düşüktür. Besinlerin içinde ki lif oranı yükseldikçe glisemik indekslerde azalma yaşar. Lifli yiyecek tüketimi de gizli şeker hastaları için gerekli besinlerdir. Asitli gıdalarında glisemik indeksi düşüktür. Diyabet ve gizli şeker hastalarının yaptıkları diyetlerde glisemik indeksi düşük olan yiyecekler tüketmeleri daha yararlıdır. Et, tavuk, balık gibi et ürünleri tüketmek şeker hastalarına faydalıdır. Doğal ürünler de bu hastaların vücut direncine iyi gelmektedir.

Gizli Şeker Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Alternatif tıp olarak nitelendirdiğimiz ve bitkilerin sırrına inandığımız tedavi şekline bitkisel tedavi demekteyiz. Her ilacın ve her bitkinin iyi geldiği bir sırrı elbette ki vardır. Bitkisel ürünler doğru kullanıldığı zaman bazı rahatsızlıklara da iyi gelebilmekte. Şeker hastaları içinde bazı uzmanlar bitkisel önerilerde bulunmuştur. Tabi ki bu tür bitkisel tedavi yollarına başvurmadan önce doktorunuza danışmanız daha doğru olur. Şeker hastaları için önerilen bir tedavi yöntemine göre kekik sıcak suyun içerisine atılır ve 10 dakika kadar beklenir. Suyu kaynarken değil kaynaması durduktan sonra kekik ile buluşturulur. Demlendikten sonra tüketiyoruz. Her gün 5 – 6 adet ceviz tüketimi ile hastalığın ilerlemesi durdurulmakta. Bir başka tedavi kürü ise 100 gram kadar çam sakızı, 100 gram çörek otu, 100 gram kadar da arpa ve buğday, 4 fincan su ile karıştırılıp kaynamaya bırakılır. Bu hazırlanmış kür 4 gün boyunca içilir. Şeker hastalarının kekik tüketmesi oldukça önemlidir. Kekik, kanda şeker miktarını azaltır.

Gizli Şeker Tedavisi

Gizli şeker hastalarının düzenli beslenmesi ve düzenli egzersiz yapmaları tedavinin önemli taşlarındandır. Gizli şeker hastalarının yedikleri besinler sayesinde hastalığın ilerlemesi kontrol altına alınabilir. Yapılan testler sonucunda da doktorların ilaç tedavisi de gerçekleştirilir. İlaç tedavisi kan şekerinin artışını engelleyecektir. İnsülin direncini arttırmanıza yardımcı olacaktır.

PAYLAŞ
İlgili Konular

z11