HİV Belirtileri

Ahmet

HİV Belirtileri: Türkçe anlamı Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu olarak bilinen AİDS ‘dir. HİV adı verilen virüs neden olmaktadır. Kan yoluyla, cinsel temas ile ya da anneden bebeğe gebelik döneminde ve ya emzirme yoluyla bulaştığı görülen bir hastalıktır. HİV virüsünün özelliği, vücuda girdiğinde virüslere karşı direnç gösteren bağışıklık sisteminin bu virüs ile etkisiz hale gelmesini sağlamasıdır. Bağışık sistemi vücuda giren tüm virüsleri, mikropları ya da buna benzer zararlı olguları etkisiz hale getirmekte görevli bir sistemdir. Fakat bu sistemin etkisiz hale gelmesi demek vücudun korumasız bir yapıya dönüşmesi demektir.

Bu nedenle de tüm olumsuzluklara vücut açık durumdadır ve her hastalık vücuda büyük tahribat vermektedir. HİV virüsü vücudunuza girdiği zaman kesinlikle AİDS hastası olduğunuz anlamına gelmemektedir. Her HİV virüsü AİDS hastalığına kadar ilerlemeye bilir. Hem kadınların hem de erkeklerde AİDS her dönemde görülebilir. HİV virüsü bulaşan kişilere yapılacak olan kan testleri ile AİDS hastası olunup olunmadığı anlaşılabilir. Kişiler HİV virüsü ile temas edip etmediğini bilmeyebilirler bunu anlayabilmek için bazı belirtiler bulunur. Bunlar; Geçmeyen ve sürekli olarak devam eden yorgunluklar, boyunda ve kasıkta bulunan lenf dokularında nodül oluşumu, bir haftadan daha uzun süren ve geçmeyen ateş, geceleri sürekli terleme, hızlı ve sebepsiz kilo kaybı, hastanın cildinde oluşan mor lekeler, nefes darlığı problemi, mantarlı enfeksiyonlar, kolay ve sebepsiz kanamalar ve çürüklerdir.

HİV Nedir?
HİV virüsü 1981 yılında ABD’de ortaya çıkmış bir hastalık çeşididir. Hastalığın keşfedilmesinden sonra hızlı bir şekilde yayılım göstermiştir. Bu hastalık birçok kişinin ölmesine neden olmuştur ve bulaşıcılık taşıyan bir virüstür. Türkiye’de ise 1985 yılından itibaren görülmeye başlamıştır. Ülkemiz de büyükşehirlerde özellikle turistlik bölgelerde görülme oranı yüksektir. Bunun nedeni de korumasız cinsel temas ile alakalıdır. Madde bağımlısı olan kişilerde de HİV virüsünün bulaştığı sık görülür. Bugüne kadar bu hastalıktan 225 bin kadar kişi hayatını kaybetmiştir. AİDS ya da HİV virüsünün kesin bir tedavisi ya da hastalığın çözümü bulunmamaktadır.

Bu virüs tamamen vücutta ki bağışıklık sistemi üzerinde oluşan bir sorundur. Hastalar üzerinde bağışıklık sistemini çökertici etkisi bulunmaktadır. Bu durumda demek oluyor ki vücudun tüm olumsuzluklara karşı açık ve savaşacak durumunun olmamasıdır. Ufak bir soğuk algınlığı bile hastanın yaşam koşullarını inanılmaz kötü etkilemektedir. AİDS hastalarının birçoğu bağışıklık sistemlerinin zayıflığı nedeni ile vücutlarında oluşan bir enfeksiyona bağlı olarak hayatlarını kaybetmektedir. İnsanın vücuduna giren HİV virüsünden tamamen arındırılması olanaksızdır. Hastanın bu virüsün olumsuz yönlerinden etkilenmemesi için hastaya bir takım ilaçlar verilmektedir. Bu verilen ilaçlar virüsün etkisini azaltmaktadır. Bu ilaçlar sayesinde de hasta daha kolay ve uzun bir yaşam sürme şansına sahip oluyor.

HİV Virüsü Belirtileri Ne zaman Ortaya Çıkar?
AİDS hastalığının temeli olan HİV virüsü bağışıklık sistemini çökerterek diğer hastalıklara özellikle de AİDS hastalığına zemin hazırlamaktadır. HİV virüsü vücuda bulaştıktan sonra 2 – 6 hafta arasında bir zamanda belirtilerini göstermeye başlar. Her HİV virüsü taşıyan hasta AİDS hastası değildir fakat gerçekleşen enfeksiyonun ilerlemesi sonucunda zemin hazırlamaktadır. Bu virüs ile AİDS hastalığının yolu açılmış olduğu doğrudur.

HİV Belirtileri
HİV virüsü vücuda girer girmez belirti göstermez. Zamanla vücutta ki oluşturduğu tahribata bağlı olarak gelişir. Bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmeye başlamasına bağlı olarak belirtiler de kendisini gösterir. Sağlık kuruluşlarında yapılacak bir kan testi ile bu virüsün vücutta olup olmadığı anlaşılabilir. HİV virüsünün hastaya bulaştığı andan 72 saat içinde alabileceği bazı ilaçlar bulunmaktadır. İlk olarak hastalığın başlamasından itibaren HIV ile bağışıklık sisteminin arasında ki savaşta kaybeden kişinin bağışıklık sistemidir. İkinci olarak belirtiler uzun dönemlerce kendisini göstermeyebilir. Bu süre yıllar bile alabilir. Kendisini gösteren belirtiler olmadığı içinde hasta kendisinin HİV virüsü taşıdığını bilmez. Bilmediği içinde başka kişilere bu virüsü bulaştırmış olabilir.

Kişinin vücudu zamanla da AİDS hastalığına meyilli bir hal alır. Üçüncü ve son aşamada AİDS hastalığının oluştuğu noktadır. Kişinin vücudunun vereceği belirtiler yine kişiden kişiye farklılık gösterecektir. Bazı kişiler belirti verebilirken bazı kişilerde bu belirtiler senelerce kendini göstermeden sinsi bir şekilde ilerleme gösterecektir. Hastalığın gösterdiği belirtiler ise genel olarak şu şekildedir; sürekli yorgun düşmüş bir beden, lenf dokularının bulunduğu noktalarda nodül oluşumları görülmesi, günlerce ateşin geçmemesi, ciltte morlukların oluşması ve geçmemesi, ishal, vücudun belli bölgelerinde mantar oluşumu.

Kadınlarda HİV belirtileri; ateş, baş ağrıması, gribi andıran vücutta ki halsizlik ve kuvvetsizlik görülür. Bu belirtiler hafta bazında görülebilir. Lenf dokularında şişmeler meydana gelir. Lenf dokuları bağışıklık da büyük etkiye sahiptir bu etkisiz bir hal alınca dokularda tepki vermeye başlar. HİV virüsü ile etkisiz hale gelmiş olan bağışıklık sistemine bağlı olarak birçok şiddetli hastalık görülür. Erkeklerde görülen HİV belirtileri ise genel olarak aynı özellikleri gösterir. Erkeklerde başkalarına bu virüsü bulaştırma riski bulunuyor. Erkeklerin cinsel temaslarda korunması bu hastalığın diğer bireylere bulaşmamasında oldukça etkilidir.

HİV Virüsü Tedavisi Bulundu Mu?
HİV virüsünün oluşturduğu hastalıkları vücuttan uzaklaştıracak ya da HİV’i vücudumuzdan tamamen uzaklaştıracak bir tedavi yöntemi bulunmamakta. Ancak bu virüsün yol açacağı bazı hastalıklardan vücudun korunmasını sağlayacak tedaviler uygulanmaktadır. Bağışıklık sisteminin zayıflığı ile oluşan enfeksiyonların etkisini azaltıcı ilaçlara da yer verilir.

HİV Virüsü Nasıl Bulaşır?
HİV virüsü bulaşıcılık taşıyan bir hastalıktır. Bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmekte etki gösteren virüstür. HİV virüsü kan yoluyla, cinsel ilişki yoluyla ve de anneden bebeğe gebelik yolu ile bulaşır. Kan yolu ile bulaşan hastalıklar genel olarak kişilerin kanları ile temas edildiği durumlarda gözlemlenebileceği gibi bunun dışında da nedenler olabilir. Hastanelerde yapılan kan bağışları test edilmelidir. Eğer ki test edilmez ise bu kanlar bulaşıcı ve güçlü hastalıklar barındırabilir ve sağlıklı kişilere bulaşması görülebilir. Bunun dışında sağlık kurumlarında ya da buna benzer ortamlarda iğnelerin tekrar tekrar kullanılmasından kaynaklıda olabilir. Bu iğneler HİV virüsü olan kişiden diğer kişiye geçebilir. Cinsel ilişki bulaşan HİV virüslerinde alınması gereken önlemler vardır. Bu önlemler sağlıklı kişilere bulaşmasını engeller. Son olarak da HİV virüsü taşıyan bir anne gebelik döneminde bebeğine HİV virüsü bulaştırabilir. Annenin gebelik döneminde tükettiği besinlerden, aldığı bir ilaca kadar her döngüden etkilenir. Bebeklerde annenin hastalıklarından dahi etkilenme göstereceği için HİV virüsünden de etkilenmiş olur. Diğer bir anne çocuk bağı olan süt yolu da bu hastalığın bulaşmasında etkilidir.

HİV Testi Nasıl Yapılır?
HİV virüsünün vücutta bulunup bulunmadığını sağlık kurumlarında yapılacak testler ile öğrenebilirsiniz. Hasta belirtilere bağlı olarak da bu testi isteyebileceği gibi tesadüf eseri doktorunuz tarafından da tespit edilebilir. HİV Virüsünün çeşitli test yöntemleri vardır. Bunlar; HIV Duo Ultra testi, P24 Antijen Testi, Anti – HIV testi, HIV RNA testi ve 4.nesil P24 testi ile HIV ½ Antikoru uygulanarak bu virüsün vücutta olup olmadığı test edilebilir.

HİV Tedavisi
HİV virüsünü vücuttan tamamen yok edecek herhangi bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Fakat bu virüsün vücutta çoğalmasını engelleyecek bazı ilaçlar ve yöntemler bulunmaktadır. Bu ilaçlar Antiretroviral kökenli ilaçlardır. Öncelikli olarak tedavi başlanmadan önce yapılacak testler ile kanda bulunan virüs oranı tespit edilmelidir.  Tedavi süreçleri için yakın zamanlarda yeni ilaçlar da kullanılmaya başlanmıştır. Bu ilaçların piyasada ki fazlalığı tedavi için olumlu bir sonuçtur. Çünkü etkisini göstermeyen bir ilacın yerine alternatif başka bir ilaç kullanılabilmektedir. Hastalığın yan etkilerinin oluşmaması için ilaç kullanımı ara ara yapılmaktadır. Yapılacak testlerin geliştirilmesi de tedavi sürecini olumlu yönlendirmektedir. Hastalığın ne boyutlarda olduğunu bilmek tedavi içinde o kadar önemlidir.

Yorum yapın